Baran-Mecid Mecidi (2001)
Aşk odur ki; Leyla’dan geçip Mevla’yı bulasın. İran sinemasının şairane ve derinlikli diliyle tanınan yönetmeni Mecid Mecidi, Baran (2001) filmiyle sinematografisini adeta görsel bir şiire dönüştürür. Mecidi sinemasının en karakteristik özelliği olan "yoksulluğun içindeki estetik ve asalet", bu filmde de kendini en yalın haliyle gösterir. Yönetmen, kamerayı bir gözlemci olmaktan çıkarıp, adeta bir dervişin içsel dünyasını kaydeden bir araca dönüştürür. Filmin arka planında yer alan inşaat şantiyesi, sadece toplumsal bir gerçekçiliğin, Afgan göçmenlerin yaşadığı ağır dramın sahnesi değildir; burası aynı zamanda tasavvufi anlamda dünyanın ve insanın ham halinin tecessüm etmiş halidir. Toz, toprak, gürültü ve ağır işçilik, ruhun arınmadan önceki o kaotik ve "ham" evresini simgeler. Mecidi, belgeselvari bir realizmle inşaatın acımasız koşullarını ve göçmenlerin yaşadığı sorunları derinlikli ama sömürmeden, olduğu gibi yalın bir şekilde önümüze sererken, her kareye y...

